Showing posts with label ilham kaynağı. Show all posts
Showing posts with label ilham kaynağı. Show all posts

Thursday, February 14, 2013

♥♥ Benden tüm sevgililere bir demet gül...♥♥


Her ne kadar benim icin pek bir anlam ifade etmese de günün anlam ve önemini belirtmek istedim:)

Sevgiler,
BuBu

Foto - BuBu

Thursday, September 20, 2012

Sevgi dolu iletişim...


İnsan olmak ya da hayvan olmak, anne ile evladı arasındaki o sımsıcak sevgi bağını değiştirmiyor. Her daim aynı. Karşılıksız, sözsüz, sımsıcak...

Not: İtalyanca ve Almanca karşılıklarını da yazdım. Çok kolay değil mi? Kelime haznemize bir kelime daha eklemiş olduk. :)

İllüstrasyon: BuBu

Saturday, September 15, 2012

Müzik - Michael Jackson...Thriller




Herhalde gençlik yıllarında Michael'ın şarkılarını dinlemeyen yoktu! Biz ailecek anne,baba,iki küçük kız çoçuğu olarak Michael'ın hayranıydık. Özellikle kardeşimin tüm albümlerinden oluşan Michael Jackson kaset- o zaman Cd nedir bilmezdik - koleksiyonu vardı. Arabaya biner binmez babam hemen kaset çalara takardı bir Michael biz de hemen girerdik havaya...hiçbir şarkısını ezbere bilmediğim halde her şarkısına eşlik edebilirim. Kendimce anladığım kadarıyla söylediğim şarkıları vardı o zaman. 

Kısa bir anı: Üniversite ilk yılım ben Caco ile yeni tanışıyorum. O kadar kendimden eminim ki Michael Jacksonın şarkısını söylüyorum. Tabii Caco sırımsırımsırıtıyor anlam veremiyorum. Hatta hadi bir daha söyle diyor. Ben de tamam diyip havalı havalı söylüyorum. Meğer güzel söylediğimden değil de söylediğim sözlerden dolayı söylememi istiyormuş. Yani anlayacağınız ben yine kendimce yalan yalnış söylüyorum ve hala daha o şarkıyı öyle söylerim hangisi mi? SMOOTH CRIMINAL

Peki ben nasıl mı söylüyordum nakaratı...işte böyle:=) 
enigici voki enigici voki 
ar yu voki yeni 
hupi supi huppp criminıl....

ve bunları bağıra bağıra havalı kendimden emin hafif bir dans eşliğinde söylediğimi düşünürseniz gayet güzel bir sahne oluşuyor. Gerçi sırf bu Michael'ın şarkısı için değil küçükken Sezen Aksunun şarkılarının sözlerini de anlayamaz atardım. Sizin de var mı böyle anılarınız:=)

Ama sizinle Thriller videosunu paylaşacağım, hafif sinema keyfi tadında iyi seyirler ve iyi dinlemeler:) 



İllüstrasyon: BuBu

Thursday, September 6, 2012

Kara kedi görmek uğursuzluk getirir mi?


Olé ile kendi aramızda acaba bu neden böyle şu neden böyle derken fikir anası olarak Olé dedi ki: Kara kedi görmek neden uğursuzluk getirir derler?
Ben de bu soru üzerine ufak bir araştırma yaparak bu sorunun cevabını bulmaya çalıştım.

Günümüzde çok yaygın olan batıl inançlardan birisi "Kara kedi görmek uğursuzluk getirir" inancı.  Belki de kara kediciklerin hiç bir suçu yoktur. Tek suçları, biri şansız bir durum yaşarken ordan geçiyor olmaları ve bunun sonucunda bu şansızlığın kara kedi gördüme kadar uzanmasıdır - ki büyük ihtimal ile böyle. Yoksa renkleri sırf kara diye bu kediciklere haksızlık etmek biraz insafsızca bir de siyah renk hep benim için gücü simgeler o  da karşı tarafta bir korku yaratıyor olabilir...

Neyse iç sesimi konuşturduktan sonra biraz da geçmişten günümüze bu konu hakkında neler olmuş bir göz atalım. İlk olarak hristiyanlığın yükseldiği dönemlerde bu inanç yayılmaya başlamış. Hristiyanlık yayılmaya ve kendinden önceki kültürlerin sembol olarak kabul ettiği şeylere kötü anlamlar yüklemeye başladığında insanların kara kedilere bakış açısı değişmeye başlamış. Hristiyanlığın; inatçılık, özgürlük gibi karakter özelliklerine şeytani anlamlar yüklemesi ve kara kedilerin geceleri şeytana dönüştüğü gibi inançların kilise tarafından Avrupa'ya yayılması insanların bu hayvanlara olan nefretini iyice arttırmış. Hatta evinde kedi besleyen binlerce kadın; cadı ya da büyücü olduğu gerekçesiyle kedileriyle birlikte yakılarak öldürülmüşler. İyi ki o dönemde yaşamıyordum yoksa erkenden dünyaya veda etmek zorunda kalırdım kedi sevgim yüzünden:(

Bir başka görüşe göre - çok uzun seneler evvel doğada yaşadığımız dönemde- en çok sayıda insan ölümüne sebep olan ailenin kedigiller olması ve bu durumun insan tarafından zamanla iç güdüselleştirildiği; toplumda kedilerin uğursuz sayılması inancının yayılmasında bu durumun da etkisi olabileceği düşünülüyor.

Milattan önce 3000 yıllarında kedi Mısırlılarda evcilleştirilmeye başlandı ve her renkten kedi aileler için kutsal sayılıyordu. Ailenin kedisi öldüğü zaman, aile yas tutardı ve kedinin ölüsünü mumyalaştırırdı. Başta doğu ülkeleri olmak üzere, kedilere olan saygı uzun yıllar sürdü. Ortaçağa doğru artan nüfus artışı kedilerde de görüldü ve zaman içerisinde değerlerini yitirmeye ve kutsal görülmemeye başlandılar. 

Peki uğursuz olduğunu düşünen biri bu uğursuzluğu başından savmak için ne yapıyordu? 
Kara kedi görüldüğünde yürüyerek bir çember çizilmesi ve  görüldüğü yere dönüp 13'e kadar sayılması. Ya da saçını çekmek.

Peki ben mi ne yapıyorum kara kedi gördüğümde...koşarak onu kucaklıyorum ve seviyorum. Ha kara ha beyaz olmuş ne fark eder özünde kedi işte. Aynı bizim gibiler sarışın, esmer, kumral...Çeşitlilik güzeldir. Sadece dilden dile söylenişi değişiyor o kadar:=) İşte aşağıda bir kaç örnek sizler için...



Yazıların tam okunmama olasılığını göz önüne alarak sol üstten başlayarak isimleri tekrardan yazıyorum. Der schwarze Kater - il gatto nero - Kara Kedi:) - The black cat...

Hmmm peki Kara Kedi denilince benim aklıma neler geliyor dersek:

  • Kara Kedi (İng. The Black Cat) Edgar Allan Poe tarafından yazılmış kısa öykü. Ayrıca aynı isim ile filmi de çevrilmiştir. Ne yazık özgün öykü ile çok az ortak noktaya sahipti.
  • Emir Kusturica'nın Ak kedi, Kara Kedi filmi- ki kendisi benim favori listemde ilk üçte yer alır. Muhteşemdi. Kesinlikle izlemediyseniz muhakkak izlemelisiniz. Keyif ile izleyeceğinizden eminim.
  • Veee evimizin sevimli üyesi İncir bey tabii ki. Kendisi tamamen kara olmasa da yüzü ve patileri kara, sevimli mi sevimli bir kedicik. 


İllüstrasyonlar&Fotoğraf: BuBu
Kaynak: Ekşi Sözlük ve Vikipedi'den genel olarak bilgi alınmıştır.

Monday, September 3, 2012

Müzik - Madonna ...Like A Prayer


Geçmişe yolculuğumuza Madonna ile devam ediyoruz... 
İyi dinlemeler!


İllüstrasyon:BuBu
For English please click CosieCosie.

Wednesday, August 15, 2012

Zamanda yolculuğa hazır mısınız?


Bugün kendimi "All my Life" şarkısını mırıldanırken ardından da Karla Bonoff'u çizittirirken masa başında buldum. Ama bir anda elim titredi şarkının sözlerini yazarken ve o aklıma geldi, taaaa küçüklüğüme döndüm ve Parliament Pazar gecesi Sinemasını hatırladım evet doğru ya bu şarkı o şarkıydı:=) İnanın bir anda gözlerim doldu, zaman durdu sanki tek tek o günler gözümün önünden geçti izlediğim filmler, her pazar gününü kardeşim ile sabırsızlıkla bekleyişlerimiz... Yanlış hatırlamıyorsam ilk yayınlanan Batman olması lazım, ama ben de etkisi en derin olan filmlerden biri Crow filmidir ilk kez televizyonda Parliament Pazar Gecesi Sineması ile izlemiştim, ondan sonra iki kere daha izledim:=)

Bilmiyorum ama bugün garip duygular ile doluyum, Parliament Pazar Gecesi sineması bana hoş anılar hatırlattı...ne güzelmiş bizim çocukluğumuz,gençliğimiz...kocaman bir ahhh çekerek aşağıdaki videoyu tekrar tekrar izledim.

İyi Seyirler,


Parliament Pazar Gecesi Sineması von TopCambazi

İllüstrasyon: BuBu 

Tuesday, August 14, 2012

80'ler - Laura Branigan...Self Control



Lise ve Üniversite yıllarımda severek dinlediğim şarkıları defterime not etmeye, ederken de şarkıcıları resmetmeye devam ediyorum. 
Laura Branigan, 3 Temmuz 1957’de New York şehrinin dışında yer alan Brewster bölgesinde dünyaya geldi. Self Control(1984) Laura'yı unutulmaz yapan albümlerden biri. Hatta ben küçükken bu Albüm bizde vardı ama devamlı taşına taşına bir çok eşya gibi albümlerin çoğu da kayboldu:( Hemen hemen her şarkısını keyifle dinlediğim Laura Branigan maalesef 26 Ağustos 2004 tarihinde uykusunda geçirdiği beyin kanaması sonucu hayata veda etti. Ayrıca sanatçının 4 Grammy ödülü bulunmaktadır.
Kulağınızın pasını silmek ve bir kez daha Laura Branigan'ı hatırlamak adına aşağıdaki videoyu sizlerle paylaşıyorum. Eminim dinler dinlemez siz de gözlerinizi kapayıp bir anda geçmişe döneceksiniz. İyi dinlemeler!



İllüstrasyon:BuBu
For English please click CosieCosie.

Sunday, July 29, 2012

Hmmm ben pişirdim!!!

Dün gezinirken indirimdeki kitaplarda gördüm bu hazineyi. Sayfaları çevirdikçe işte bu aradığım kitap diyerekten soluğu kasada aldım ve Caco ile hemen malzeme alış-verişine gittik. Bugün de hemen işe koyuldum. Önce malzemeleri güzelce hazırladım ve sadece 15 dakikamı ayırarak bizim için enfes bir yemek hazırladım. Her bayan, elinde doğru kaynak ve malzemeler olduğu sürece mükemmel yemekler ortaya çıkarır diyerekten, lezzetli günlere diliyorum:=)


Fotoğraflar: BuBu
For English please click CosieCosie.

Monday, July 23, 2012

Sunday, July 22, 2012

Saturday, July 21, 2012

Friday, July 20, 2012

Friday, July 13, 2012

Zürafa...


Evet bu aralar görsel olarak hafızada kalması açısından resimli kelimeler yayınlamaya başladık Olé ile. Sanırım ilk kelimeler yurtdışında hayvanat bahçesine gideceklere az da olsa yardımcı olabilir:=) Tabii ben sırayı karıştırmışım, İtalyanca,ingilizce,türkçe ve almanca olacaktı ama olsun hihih Bu aralar Olé ile skype'da görüştüğümüzde İtalyanca konusuyoruz ki Olé unutmasın diye ki onun ki unutulacak gibi değil baya iyi, ben de yeni başladığım için pratik olması açısından. İngilizce ve Almancaya gelirsek ise Almanca benim için günlük dilim İngilizce de Olé nin hem bu iki dile de başlayanlar var ise dediğimiz gibi elimizden geldikçe görsel kelimeleri hafızaya alma açısından yardım etmek. 

İllüstrasyon: BuBu
For English please click CosieCosie.

Thursday, July 5, 2012

Eski bir geleneğe Can vermeye nedersiniz?

Sizin de parmaklarınız klavye başında yazmaktan sıkıldı, elim kalem tutsun, kağıt kokusunu içime çekiyim diyorsanız bize katılın! Eskiden ne güzel heyecan ile postacının gelmesini beklerdik, hatırlıyorum da gözüm hep postacıyı arardı ama teknolojinin gelişmesi ile birlikte o duygu, bekleyiş de son buldu. Artık kolay ve hızlı iletişim aracı olarak mailler ile bir saniyede birbirimize ulaşıyoruz. Evet zaman açısından baktığımızda cazip gelse de ben eski mektup yazmaları ve bekleyişleri çok özledim. Tamam tamamen mailleşmeleri, sanal iletişim araçlarını bırakalım demiyorum ama en azından bahsettiğim o güzel duyguları yeniden yaşayabiliriz.

Eveetttt yeni bir kulüp oluşturuyoruz. Ben de mektup yazmak ve arkadaşlarımdan mektup almak istiyorum diyorsanız katılın bize. Yorum kısmında mail adresinizi bırakmanız yeterli. Bir hafta boyunca sayının netleşmesini bekledikten sonra listeyi açıklayacağım. Her ay seçeceğimiz bir arkadaşa diğer tüm arkadaşlar mektuplarını yollayacak. Yani her ay bir kişi tüm mektupları alırken diğer kişilerde mektuplarını yazacak. Benim fikrim klasik mektup yazma olayına biraz daha yaratıcılığımızı katıp. Mektup yazacağımız arkadaşımıza kendimizin hazırladığı bir çizim ya da kolaj ya da herhangi birşey bir de bizden eklemek. Bu sadece benim düşüncem farklı fikirleriniz var ise onlarada açığız. Sadece yorum kısmında düşüncelerinizi dile getirmeniz yeter.

Eee ne duruyorsun haydi al eline kağıdı kalemi bana bir mektup yaz:=)

İllüstrasyın&Kolaj: BuBu

Friday, June 8, 2012

Aslında o kadar da zor değil ama...


Kadın olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu!!!

İllüstrasyon: BuBu
For English please click CosieCosie.

Friday, May 11, 2012

İlham Kaynağı: Gökyüzü...


Geçen hafta okuldan eve gelirken bu resmi çektim. Renklerin cazibesine kapılmamak elde değildi. Gökyüzü, içinde o kadar çok etkileyeci rengi bir arada barındırıyor ki bunu keşfetmek için sadece yukarı kafamızı kaldırıp, bakmamız yeterli.

Fotoğraf: BuBu

For English please click CosieCosie.

Sunday, May 6, 2012

Yaratıcı Markalar: Very French Gangsters...

Gözlük delisi ben internetde gezinirken bu sevimli markaya rastladım. Ne yazık ki kendileri sadece çocuklar için gözlük tasarlıyor. Yoksa balıklama hemen şeffaf çerçeveli olana atlıyacaktım. Belki sesimi duyarlar, biz koca çocuklar için de yaparlar:=) 


İşte bu sevimli gözlüklerin yaratıcıları .... kendileri de tasarımları kadar sevimliler değil mi ama?


Kaynak: veryfrenchgangsters
For English please click CosieCosie